Küresel ölçekte, temizlik kağıtları sektörünün yıllık büyüme oranı (CAGR), 2024-2029 yılları arasında %6,7 olarak tahmin ediliyor. Bu rakam, sınırlı kaynaklarla büyümeye devam eden sektörün gelecek yıllarda da önemli fırsatlar sunacağına işaret ediyor. TÜRKİYE’DE TRENDLER Küresel trendleri etkileyen gelişmeler Türkiye pazarını da doğrudan etkiliyor. Pazara/sektöre yapılan yatırımlara ve kapasite artışlarına bakıldığında, Türkiye’nin hem iç tüketiminin hem de ihracat miktarının artması bekleniyor. Yakın coğrafyalara göre Türkiye halen düşük tüketim miktarına sahip olsa da 2024 yılında Türkiye‘nin kağıt üretim kapasitesi 1,4 milyon ton seviyesine ulaştı. Yeni tüketim trendlerinin yanı sıra, pandemi sonrasında da önemini koruyan hijyen ve sağlık kavramları, küresel siyasi konjonktür ve ekonomik belirsizlikler tüketicileri özellikle hızlı tüketim kategorisinde, daha uygun fiyatlı ve sürdürülebilir ürün alternatiflerine yönlendiriyor. Tüketicilerin alternatif arayışına öncelikle ekonomik olarak yanıt veren market markaları (PL), temizlik kâğıtları sektöründe miktar bazlı paylarını geçtiğimiz yıllara paralel olarak artırıyor. Nielsen verilerine göre indirim marketlerinin %50’nin üzerinde seyreden ciro payı gün geçtikçe büyüyor. 2023 yılında yaşanan çevre felaketlerinin ve iklim değişikliklerinin doğrudan etkisiyle satın alma davranışlarında ve trendlerde değişim gözleniyor. Orta ve uzun vadede sektörde fiyat hassasiyeti devam ederken, ürünlerin çevre dostu olmasına yönelik bilincin artmasıyla tüketici tercihlerinin de bu yönde geliştiği ve gelişeceği görülüyor. Tüketici nezdinde; bir ürünün çevre dostu olması da en az ekonomik olması kadar önem kazanıyor. Sektörde doğa dostu ve geri dönüştürülmüş ürünlerde talep artışı görülüyor. Viking Kağıt takip ettiği strateji sonucunda pazara sunduğu geri dönüştürülmüş ürünler ve rekabetçi fiyatlandırma stratejileriyle pazarın gelişimine ve tüketici beklentilerinin karşılanmasına tam anlamıyla uyum sağlıyor.
Tüketici eğilimleri çevre dostu, fiyat avantajı sunan hijyen ürünlerini tercih etme yönünde şekillenirken, sürdürülebilirlik konusunda artan bu farkındalık üreticilerin ve sektörün konuyla ilgili yeni adımlar atmalarını gerekli hale getiriyor. Artan dünya nüfusunun, küresel düzeyde yoğun yer değiştirmelerin, yaşanan salgınların da etkisiyle hijyen ihtiyacının daha belirgin hale gelmesi, küresel temizlik kâğıtları pazarının da giderek büyümesinde etkili oluyor. Bununla beraber, yeryüzünün sınırlı kaynaklarına erişimin zorluğu ve sürdürülebilirlik konusundaki gereklilikler, üretim süreçlerinin yeniden sorgulanmasına neden oluyor. Bu doğrultuda çevre dostu üretim anlayışı giderek yaygınlaşırken sürdürülebilir üretim makro bir yönelime dönüşüyor. Türkiye ise taşıdığı büyük potansiyelle bu makro eğilim doğrultusunda gelişime açık konumunu koruyor. Kaynağını doğrudan doğadan alan temizlik kâğıtları sektörü de mevcut koşullardan en çok etkilenen alanlardan biri. İklim değişikliğiyle mücadele, üreticilerin öncelikli sorumluluk alanları arasında yer alıyor. Tüketiciler de bu doğrultuda faaliyetlerinde sürdürülebilirliği gözeten kurum ve kuruluşların ürünlerini tercih etme eğiliminde. Sürdürülebilir alternatiflerin tüketici nezdinde daha fazla değer görmesi, geri dönüştürülmüş/dönüştürülebilir ambalajların ve biyoçözünür ürünlerin giderek daha da çeşitlenmesini sağlıyor. Sektörde bugün gelinen noktada %100 geri dönüştürülmüş hijyenik temizlik kâğıtları önem kazanmaya devam ediyor. Doğayla uyumlu yaşam tarzı, son yılların öne çıkan konulardan biri haline geldi. Bu farkındalık, sıfır karbon hedeflerine ve iklim değişikliğiyle mücadeleye daha fazla odaklanılmasını sağladı. 2024 yılında da bu hassasiyet, hem şirketlerin hem de bireylerin güncel öncelikleri arasında yer alıyor. Tüketici eğilimlerinde fiyat da önemli belirleyiciler arasındaki yerini koruyor. Euromonitor International Top 10 Global Tüketici Trendleri raporuna göre, ekonomik yaşama eğilimi giderek daha fazla öne çıkıyor. Ekonomik koşullardaki hareketlilik, tüketicileri de fiyat-performans faydası sağlayan ürünlere yönlendiriyor. Tüketiciler, satın alma kararından önce kapsamlı araştırma yaparken, gereksiz tüketim ve israfın önüne geçmek için çaba sarf ediyor. Giderek daha bilinçlenen tüketiciler, böylelikle sürdürülebilirliği desteklerken atık miktarının azalmasına da yardımcı oluyor. Sektörel bazda bakıldığında, temizlik kâğıtlarında selüloza bağımlılığı ortadan kaldırmak önemli bir hamle olarak görülüyor. Tüketicilerin, geri dönüştürülmüş kağıt teknolojileri ile daha ekonomik ve çevre dostu olarak geliştirilen ürünler konusunda farkındalığıyla sektördeki markaların gelecek yıllarda sürdürülebilir ürün alternatiflerine daha fazla yönelmesi bekleniyor. 2024 yılına ait küresel verilerde dünyada kişi başı temizlik kağıdı tüketiminde 30 kg/yıl’a yaklaşan tüketimiyle ABD başı çekiyor. Yaklaşık 25 kg/yıl ile Avrupa ikinci sırada yer alıyor. Türkiye’deki kişi başı tüketim ise yaklaşık 7-8 kg/yıl olarak gerçekleşti. Avrupa’ya göre hala düşük bir ortalama kişi başı tüketim değerine sahip Türkiye’de; genç ve artan nüfus ve giderek artan iş gücüne katılım sebebiyle kayda değer bir potansiyel olduğunu söylemek mümkün görünüyor.